Borsanın Tarihsel Gelişimi

By | 30 Mayıs 2018

Borsalar, alıcı ve satıcıların buluştuğu mal, ürün, değerli kağıt v.b.’nin alım, satım ve
değişiminin yapıldığı, fiyatın oluştuğu mekanlardır. Sözlük anlamı (webster) ile borsa
profesyonel aracılar vasıtasıyla menkul kıymet işlemlerin yapıldığı yerdir. Bu tanımdan
borsanın iki özelliği ön plana çıkmaktadır; birincisi menkul kıymet alım satımının yapıldığı
bir alan/bina/mekanın bulunması, diğeri düzenlemelerle yetkilendirilmiş ve menkul kıymetler
konusunda uzman aracılarla işlemlerin gerçekleştirilmesidir.

İlk borsanın Fransa’da 11nci yüzyılda ortaya çıktığı iddia edilmektedir. Buna göre
bankalar adına tarımsal ürün borçlarının idaresi ve alım satımı ile uğraşan insanlar ilk borsa
simsarı (broker) ve onların bir mekanda toplanıp borçların alım satımı yaptıkları yer de ilk
borsa mekanı olarak kabul edilmektedir. Kelime anlamı ile borsa “bourse”nın Latince kökenli
“bursa” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. Bursa çanta anlamına gelmektedir. 13ncü
yüzyılda Belçika’nın Bürj şehrinde tacirler belli mekanlarda buluşurlar ve o mekanların önüne
para keseleri asılırdı. O mekanda toplanan tacirler daha sonra o yeri gayri resmi olarak Bürj
Borsa’sı olarak adlandırmaya başlamışlardır. 14ncü yüzyılda Venedikli Bankerler kamu
menkul kıymetlerinin ticaretini yapmaya başlamışlardır. Hollandalılar 16ncı yüzyılda risk
sermayesi şirketleri kurarak yatırımcıları şirketlerine yatırım yapmaya davet etmişlerdir.
Burada şirket katılımcıları kar’a olduğu kadar zarara da ortak olmaktadırlar. Amsterdam
Menkul Kıymetler Borsasında ilk kez 1602 yılında Hollandalı Doğu Hindistan Şirketi
hisselerini ihraç etmiştir. 1688’de ise Londra’da bir menkul kıymetler borsası işlem yapmaya
başlamıştır.

ABD’de ise borsa oluşumu olarak kabul edilebilecek faaliyetler simsarlar arasında
birlik çatısı altında yapılan işlemler şeklinde yapılmıştır. ABD’de bu işlemler öz düzenleme
anlayışı içinde düzenli bir piyasa oluşturmak biçiminde olagelmiştir. Ancak 1929 yılında
yaşanan büyük finansal çöküş sonrası hükümetler menkul kıymetler piyasalarının işleyişine
ilişkin kurallar getirmeye başlamışlardır.

Borsanın Tarihsel Gelişimi

Öz düzenleme yapısı içinde birlik üyeleri genelde yatırımcıdan ziyade kendi
çıkarlarını ön planda tutar şekilde davranış sergilemişlerdir. Bu sakıncaları gidermek için
kamu otoriteleri menkul kıymet piyasalarına kamu yararını gözetme fonksiyonun yerine
getirmeleri için çeşitli yaptırım ve düzenlemeler getirmişlerdir.

Borsalar tarihi gelişimi içinde bir mekana bağlı olarak oluşmuşlardır. Bu da doğal bir
oluşumdur: Çünkü belli bir coğrafyada bulunan piyasa katılımcılarına ulaşmak hem pratik
hem de kolay bir çözümdür. Piyasalardaki entegrasyonun artması, ekonomik faaliyetlerin
gelişmesi ve karmaşıklaşmasıyla borsalar kuruldukları ülkelere hizmet vermeye
başlamışlardır.

2nci dünya savaşı sonrasında ekonomik yapılar değişip büyürken, finansal piyasalar
daha karmaşık hale gelmiş ve borsaların önemi artmış, fonksiyonları çeşitlenmiştir.

Borsa kavramı bir mekanı çağrıştırsa da günümüzde küreselleşme ve bilgi
teknolojisindeki gelişmelerle fiziki mekan kavramı önemini yitirmiş bulunmaktadır.

Bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler ve küreselleşme olgusunun yaygınlaşması
sonucu borsaların fiziksel bir mekana bağımlılığı oldukça azalmıştır. Borsalar faaliyetlerini
farklı mekanlardan, hatta bir mekana bağlı olmaksızın yürütebilir hale gelmiştir. Örneğin
2000 yılında faaliyete başlayan Uluslar arası Menkul Kıymetler Borsası (International
Secutities Exchange) fiziki bir mekanı bulunmayan bütün işlemlerini sanal ortamda
gerçekleştiren ilk borsadır. Dolayısıyla borsanın fiziki mekana bağlı olma şartı yaşanan
gelişmeler sonucu önemini yitirmiştir.

İlginizi çekebilir  Osmanlı Devletinde Borsanın Kuruluşu ve Gelişmesi

Menkul kıymet borsaları başta fiyat oluşturma ve likidite sağlama işlevlerinin yanında,
merkezi bir pazar olma, menkul kıymetler ve onları çıkaran şirketlerle ilgili bilgi sağlama,
kotasyon hizmeti verme fonksiyonlarını yerine getiriler. Bu fonksiyonların yanında menkul
kıymet borsaları, piyasa işlem kurallarını koyma, işlemler ilgili gözetim ve denetimin, takas
hizmetini de ifade ederler.

Borsalar aracılara ulaşan emirlerin merkezi bir ortamda toplanarak geçekleşmesini
sağlarlar. Borsanın merkezi bir fonksiyonu sağlaması yatırımcının alıcı veya satıcıyı bulmak
için ilave çaba sarf etmesini dolayısıyla ilave maliyetlere katlanmasını önlemektedir.

Borsaların en önemli özelliklerinden biri likidite sağlama özellikleridir. Yatırımcının
elinde bulunan kıymeti istediği anda piyasa fiyatından nakde çevirebilmesi, yatırımcılar için
önemli esneklik sağladığı gibi bu kıymeti ihraç edecek şirketler kesimi için de önemli
sinyaller içermektedir. İkinci el piyasasında menkul kıymetinin kolayca satılabildiğini gören
şirketler ilave ihraçlarını daha cesaretle yapabilme ve finansman planlamalarını buna göre
ayarlayabilme olanağına kavuşmaktadırlar. Menkul kıymetin istendiği anda nakte
çevrilebilmesi, bir başka ifade ile lidikiteye dönüşebilmesi, her fiyat düzeyinde çok sayıda
alıcı ve satıcının olmasıyla bağlıdır. Bu düzeyi layıkıyla yapan borsalar derin piyasalar, her
fiyat düzeyinde çok sayıda alıcı ve satıcıyı sağlayamayan borsalar ise sığ piyasalar olarak
adlandırılmaktadır.

Borsalar bünyelerinde işlem görecek kıymeti özenle seçip, bu kıymetleri çıkaran
şirketlerde belli nitelikler aramaktadırlar. Kotasyon olarak özetlenebilecek sınırlayıcı
koşullara göre kıymetini borsada işlem görmesini isteyen şirketlerin belli nitelik ve koşulları
sağlaması gerekmektedir. Şirketler, en düşük sermaye, net dönem karı, halka açıklık oranı
gibi sayısal koşullar yanında; hisse senetlerinin alım satımı üzerinde bir kısıtlama olmaması,
her hissenin bir oy hakkı olması gibi niteliksel koşulları sağlamak zorundadırlar. Borsa kotuna
alınan şirketlerin de borsa yönetimince belirlenen belli yükümlülükleri devam ettirmesi
gerekmektedir. Şirketler borsa kotuna girdikten sonra mali tablolarını bağımsız denetimden
geçirmeleri, borsaca istenen standart bilgileri sunmakla yükümlü bulunmaktadır. Borsaya kote
olmak bir şirket için prestij unsuru olduğu gibi, piyasadaki katılımcılara bu şirketin belli
yükümlülükleri yerine getireceği, mali tablolarının daha sağlıklı hale geleceğinin sinyallerini
de vermektedir.

Başlangıçta borsalar gerek üye gerekse işlem görecek menkul kıymetlerle ilgili
kendileri yaparken, zaman içinde bu sorumluluk ve yetkilerinin bir kısmını başka kesimlere
aktarmak durumunda kalmışlardır. Borsaların sahip oldukları yetkilerin bir kısmı düzenleyici
otoriteler ile öz düzenleyici otoritelere aktarılmıştır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir